ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

DİĞER İÇERİKLER

TARİH SÖZLÜĞÜ

Ana Sayfa » TARİH SÖZLÜĞÜ » TARİH SÖZLÜĞÜ
Sitemize 12 Aralık 2015 tarihinde eklenmiş ve 1.854 views kişi tarafından ziyaret edilmiş.
A
 
Aforoz: Hiristiyanlik dininde papa ve kiliseye karsi gelenlere verilen cemaatten çikarma cezasi
 
 
Ahilik: Selçuklu ve Osmanlilarda olusan esnaf örgütü
 
Akçe: Osmanli Devletinin para birimi
 
 
Anayasa: Bir devletin dayandigi temel esaslari ve ana kurulusunu gösteren belgedir.
 
 
Anlasma: Belli bir konuda veya konularda taraflarin görüs birligine varmasidir
 
 
Antika: Eski çaglardan kalma eser.
 
 
Antikite: Eski Yunan ve Roma sanatina verilen genel ad.
 
 
Antlasma: Iki devlet veya devletlerarasinda yapilan yazili sözlesmedir.
 

Asimilasyon: Iki veya daha fazla sayida toplum ya da grubun kültürlerinin giderek bütünlesmesi veya kültürlerin erimesi. Kültürel yok olus.
 

Ayan: Bir sehrin ileri gelenleri. Osmanlilarda çogu esnaf ailelerden olusan sinif
 
 
Azinlik (Ekalliyet): Içinde yasadiklari toplumda nüfusun büyük bir bölümünü olusturan gruptan( din, dil) etnik köken gibi özellikleriyle farkli olan kesim
 
 
 
B
 

Bab-i Ali: Osmanlilarda sadrazam makami. Hükümet.
 
 
Balbal: Türklerde ölen kahramanlarin mezarinin basina dikilen mezar tasi, öldürdükleri düsman sayisini da belirtir küçük heykelcikler.
 
 
Balyos: Osmanlilarda Venedik elçisine verilen ad.
 
 
Basit Devlet: Hukuk birliginin bulundugu devlet.
 
 
Bedesten: Esya alinip satilan kapali çarsi.
 

Berat: Ferman, belge
 
 
Biat: Bir kimsenin devlet baskanligi veya hükümdarligini tanimak.
 
 
Birlesik Devlet: Devleti otoritesi birligi olusturan ülkeler birligi.
 
 
Burjuva: Yeniçag’da Avrupa’da ticaretle ugrasan zenginlere verilen ad.
 
 
 
C/Ç
 

Cizvit: Reform hareketlerinden sonra Katolik mezhebini korumak amaciyla kurulan tarikat.
 
 
Cizye: Islami devletlerde Müslüman olmayanlardan alinan koruma vergisi, kafa vergisi olarak ta ifade edilir. Bu vergi askerlik çagi gelmis, saglikli erkeklerden alinir.
 

Cumhuriyet: Egemenligin kosulsuz olarak halka dayandigi devlet sekli.
 
 
Cülus: Osmanli padisahlarinin tahta çikmasi.
 
Cülus Bahsisi: Padisahligin ilanindan sonra askerlere verilen para.
 
 
Çar: Rusya hükümdarlarina verilen ad.
 
 
 
 
 
D
 
 
 
Darülfünun: Osmanlilarda üniversite
 
Darüssifa: Saglik yurdu, hastane
 
 
Demokrasi: Halkin egemenligine dayanan yönetim sekli
 
 
Devlet: Bir devlet yapisi içerisinde siyasal iktidarin örgütlenmesi ve belirlenmesi ile ilgili genel kurallarin bütünü
 
 
Devrim: Bir kurumun ya da toplumsal sistemi genellikle zor kullanarak yikip, yerine eskisinden farkli bir kurum ya da toplumsal sistem yaratma.
 
Asamalari a)Fikir asamasi
 
                 b)Ihtilal asamasi/halk isyani
 
                 c)Yeni düzen olusturma çalismalari
 
Devsirme: Hiristiyan ailelerden alinan çocuklarin Türk ve Islam kültürüne göre yetistirilerek devlet hizmetinde kullanilmasi.
 

Dogmatizm: Otoritelerce ileri sürülen düsünce ve prensipleri degismez kurallar olarak kabul eden görüs
 
 
Dolmen: Uzun ve kaba taslarin dikilmesi ve üzerine yassi taslarin konulmasiyla olusan barinak
 
 
Duyun-i Umumiye: Osmanli devletine borç para vermis alacakli devletlerin paralarini geri almak için kurmus oldugu yönetim(1881)Bu sorun nedeni ile Osmanli Devleti ekonomik bagimsizligini kaybetmistir.
 
 
 
E
 
 
Efsane: Ün salmis, dillere düsmüs olaganüstü olay.
 
 
Egemenlik: Bir ülkede ulusun içinden çikan, bir kisiye, gruba ya da tüm ulusa ait olabilen yönetme gücü. Diger bir görüsle yönetim kaynagi olarak görülen güç.
 
 
Enderun: Osmanlilarda devsirmelerin okudugu saray okulu
 

Endülüjans: Katolik kilisesinin günahlardan arinmak için halka sattigi af kâgidi.
 
 
Engizisyon: Katoliklerde dine aykiri davranislari arastirip, cezalandiran kilise mahkemesi
 
 
Engizisyon Mahkemeleri : Kilisenin baskanliginda toplanir, genellikle kilisenin ögretilerine karsi çikanlara ölüm cezasi verirdi.
 
 

 
 
Ensar: Hz. Muhammet’e Medine’de yardimci olan Müslümanlar, ev sahibi.
 
 
Enterdi: Katoliklerde papanin bir ülkede dini hizmetleri durdurarak hükümdari cezalandirmasi. Bir ülkeyi krali ile birlikte dinden atmak.
 
 
Esraf: Seref ve itibar sahibi kimseler, ileri gelenler
 
Etnik: Herhangi bir kültüre ait olma.
 
 
 
F
 
 
Federal: Birçok siyasal topluluktan olusan ve bu topluluklarin üstünde yer alan devlet yapisina verilen isim
 
 
Feodalizm: Topragi ve üzerinde yasayan köylüleri tek bir kisinin mali sayan Ortaçag devlet sistemi (Derebeylik)Merkeziyetçi olmayan yönetim. Kapali tarim ekonomisi.
 
 
Ferman: Padisahlar tarafindan herhangi bir konuda yayimlanan yazili emir, kanun.
 
 
Fetret: Devlet gücünün zayifladigi bir yerde düzenin yeniden kurulmasina kadar geçen süre (karisiklik)
 

Fetva: Osmanlilarda seyhülislam tarafindan verilen Seri hüküm veya karar
 
 
Fikih: Islam hukuku
 
 
 
 
 
G
 
Ganimet: Savas sirasinda düsmandan alinan, savas araç gereç ve esyalari
 

Gaza: Din adina yapilan savas
 

Gulam:  Türk-Islam devletlerinde kurulan orduya verilen
 
H
 

Halef: Birinden sonra gelen, birinin yerine geçen

 
Kervansaray: Anadolu Selçuklularinin, kervanlarin konaklamasi için yaptigi yerler.
 
Hanedan: Bir devleti yöneten soy ya da aile
 

Harem: Saray ve konaklarda kadinlara ayrilan bölüm
 

Hat: Yazi
 
Hattat: güzel yazi yazan
 
Höyük: Bir yerlesme ya da mezar kalintisinin üzerinde olusmus yassi yapay, toprak tepe
 
Hutbe: Müslüman hükümdarlarin her cuma namazindan 
önce camide isminin okunmasi. Islam devletlerinde bagimsizlik sembolüydü. 

 

 

Hümanizma: Insancilik, insan ve doga sevgisi, insanlari sevme ülküsü. Ortaçagin 
skolâstik düsünüsüne karsi XVI. yüzyil Avrupa’sinda dogan ve gelisen felsefe, bilim ve sanat görüsüdür.
 
 
 
I/I
 
 
 
Ihracat: Dis satim
 
Islahat: Düzeltme veya iyilestirme çalismalari
 
Ihtilal: Mevcut devlet düzenini yikmak için baslatilan halk ayaklanmasi
 
Ikta: Belirli ölçülerdeki bir arazinin] hizmet karsiligi olarak bir kimseye verilmesidir. 
Selçuklu ve Osmanlilarda uygulanmistir.
 
Iltihak: Bir bölgenin ya da ülkenin kendi istegi ile baska bir 
devlete katilmasi
 
Inkilâp: Bir devletin yasam kosullarini ve kurumlarini hizli bir 
sekilde ileriye dönük olarak degistirmektir.
 
Irtica(Gericilik):Mevcut devlet düzenini dini esaslara göre yürütmeyi amaçlayan dinsel hareket.
 
Ithalat: Dis alim
 
Itilaf(Anlasik):Avrupa’da Ingiltere, Fransa ve Rusya’nin Almanya ve müttefiklerine karsi olusturdugu güç birligi
 
Ittifak: Almanya-Avusturya-Macaristan ve Italya’nin, Ingiltere ve müttefiklerine karsi olusturdugu güç birligi
 
Ittihat(Birlestirme): Dagilmakta olan Osmanli imparatorlugunun bir arada tutma düsüncesi
 
 
 
 
 
K/L
 
 
 
Kadi: Islam ülkelerinde adalet islerine bakan yargiç.
 
 
 
Kapitalizm: Ekonomik sistem. Bu sistem de kâr ana amaçtir. Bu toplumda egemen sinif burjuvalardir.  
 

Kapitülasyon: Bir devletin bir baska devlete çesitli alanlarda tanidigi haklar ve ayricaliklar.
 

Konfederasyon: Egemenliklerini, hukuk yapilarini, baskanliklarini ve uluslararasi kisiliklerini koruyarak ortak bir amaç için antlasmayla birlesmis bagimsiz devletlerin olusturdugu topluluktur.
 
 
Katedral: Büyük kilise
 
Koloni: Bir ülkenin sinirlari disinda isgal ettigi ve yönettigi yer. Daha çok ticari amaçlidir. Ticaret yapmak amaciyla olusturulan merkezler.
 
Kurgan: Tümülüslere Türkistan’da verilen ad.
 

Lahit: Tas veya mermerden oyma mezar
 
Liberalizm: Kisisel özgürlükleri konu alan ekonomik ve siyasi 
görüs. Liberal demokrasi
 
 
Lonca: Osmanli Devletinde, esnaf ve sanatkârlarin bagli bulundugu kurulus
 
 
 
M/N
 

Manda: Yabanci bir devletin güdümü altina girmek, egemenlik kaybi.
 
 
Mesrutiyet: Bir devletin basta bulunan hükümdar ile halkin temsilcilerinden olusan meclis tarafindan birlikte yönetilme. Meclisli krallik.
 

Monarsi: Devletin bir aile veya soy içerisinden seçilen tek kisi tarafindan yönetilmesidir.
 
 

Müsadere: Osmanlilarda ölen devlet adamlarinin malina el koyma gelenegidir.

 
 

Mütareke (Ateskes): Antlasma yapilincaya kadar çarpisan taraflarin silahlarini susturmasidir.

 
 

Naip: Küçük yastaki hükümdarlara vekâlet eden, birinin yerine vekil olarak geçen.

 
 
Nazir: Osmanlilarda bakan.
 
 

Nom: Eski Misir’da yerlesim yeri. Kent, sehir

 
 

 

 
O/Ö
 
 
 
Oligarsi: Siyasal iktidarin birkaç kisilik küçük bir grubun, bir ailenin veya sosyal bir sinifin elinde bulundugu yönetim sekli
 
Osmanlicilik: Osmanli imparatorlugu sinirlari içinde yasayan herkesi din, irk ve mezhep ayrimi gözetmeksizin “Osmanli” sayma düsüncesi
 
 

Ösür: Islam devletlerinde Müslümanlardan alinan toprak vergisi 
 

 

 
Özerklik: Bir toplulugun kendisini bazi kosullar altinda idare 
etme hakki. Genelde ana devlete bagli fakat kendi kurallarini da uygulayabilme özelligi.
 
 
 
 
 
P/R
 

Pangermanizm: Bütün Germen kavimlerini birlestirme politikasi.
 
 
 
Panislamizm: Tüm Müslümanlari birlestirme düsüncesi
 
 
Panislamizm: Tüm Slavlari birlestirme düsüncesi
 
 
Pantürkizm: Bütün Türkleri birlestirme düsüncesi
 
 
Papa: Katolik Hiristiyanlarin dini lideri
 
 
Papirüs: Eski Misir’da kamistan yapilan bir tür kâgit
 
 
Polis: Eski Yunan’da kent devletlerine verilen isim
 
 
Protokol: Diplomatik islerde ve devletlerarasi iliskilerde uygulanan kurallar
 
 
Reform: Bir kurumun isleyisini düzeltmek amaciyla getirilen köklü degisiklik
 
 
Resmi Tanima: Iki devletin birbirleriyle yazili ve diplomatik iliski kurmasi
 
 
Rönesans: Yeniden dogus. XVI. yüzyilda Italya’da baslayan, Yunan ve Roma sanatina dönüs hareketi. Bilim Edebiyat, resim ve müzik gibi anlamlarda gelisme ve yenilik yapma
 
 
 
S/S
 

Seferberlik: Bir ülkedeki silahli kuvvetlerin, savastan barisa geçmeleri için yapilan hazirlik
 
 
Siyasal Birlik: Bir ülkede birden fazla siyasi güç odagi varsa siyasal birlik yoktur. Bu güçlerden biri digerini egemenligi altina alirsa, siyasal parçalanmislik yerini siyasal birlige birakir.
 
 
Siyasal Parti (Fikra): Bir toplumda siyasal iktidari ele geçirmek amaciyla kurulan örgüt.
 
 
Siyasi Olay: Devletlerarasindaki iliskiler. Bu iliskiler barisçi yoldan olabilecegi gibi savas yoluyla da gerçeklesebilir. Devletlerarasindaki iliskilerin barisçi yoldan gerçeklesebilmesi için öncelikle devletlerin birbirlerini tanimalari gereklidir. Savaslar, antlasmalar, güç birlikleri gibi kavramlar siyasal olaylardir.
 
 
Skolâstik Düsünce: Ortaçag boyunca Katolik kilisesinin egemenligi altinda olan, bilime kapali dine dayali düsünce. Bu düsünce Rönesans hareketleri ve Hümanizmle sona erdi.
 
 
Sosyalizm: Üretim araçlarinin kisilerde olmadigi üretim ve bölüsüm araçlarinin kamuoyu ya da devlete ait oldugu siyasal sistem.
 
 
Sömürgecilik: Bir devletin bir baska ülkeyi isgal ederek yönetmesi ve isgal ettigi ülkenin zenginlik kaynaklarini kendi yararina kullanmasi. Klasik anlamda XV. ve XVI. yüzyilda Cografi Kesiflerle deniz asiri yerleri kesfederek baslattiklari hareket.(Ilkçag’da Kolonizasyon)
 
 
Stratejik: Elinde bulundurana büyük ayricaliklar ve üstünlükler saglayan yer ya da bölge
 
 
Seriat: Temeli dine dayanan yasalar anlamindadir.
 
 
 
 
 
T
 
 
 
Tampon Devlet: Devletlerin güvenliklerini saglamak amaciyla olusturduklari ara bölge
 
 
 
Tanima: Bir devletin varligini baska devletlerin de kabul etmesi. Tanimadan sonra devletlerarasinda siyasal iliskiler kurulur.
 
 
Tarikat: Ayni dinin içine, tasavvufa dayanan ve kimi ilkelerle birbirinden ayrilan Tanri’ya ulasma yollarindan her biri.
 
 
Tasavvuf: Islamiyet’te din gerçegine akil ve mantikla degil, sezgi ile gönül yolundan varmayi, esas tutan düsünce sistemi.
 
 
Tekfur: Anadolu’daki Bizans valisi ve beylerine verilen unvan
 
 
 
Teokrasi: Bir devletin, yapilanmasi, yönetimi özellikle hukuk kurallarinin din esaslarina dayandirilmasi.
 
Tersane: Gemi yapilan yer
 
Töre: Bir toplulukta benimsenmis, yerlesmis kurallarin, gelenek ve göreneklerin, ortak aliskanliklarin, tutulan yollarin tümü. Orta Asya Türk devletlerinde yazisiz hukuk kurallari.
 
 
Tümülüs: Bir yerlesim yerinin veya mezarin toprakla örtülmüs halidir.
 
 
 
U/Ü
 
 
 

Uç Beyi: Sinir komutani
 
 
Ulema: Alimler, bilgi sahibi olanlar. Osmanlilarda bir sinif olarak belirlenmisti.
 
 
Ulusal Irade: Bir ulusun bir isin nasil yapildigi gerektigi yolunda açiga vurdugu karar. Ulusal irade ancak egemenligin ulusun tümüne ait oldugu devlet sisteminde belirlenebilir. 
Ulusal iradenin somutlandigi yer parlamentodur.
 
 
Üs: Harekâtin yürütülebilmesi için gerekli birliklerin, her türlü gereçlerin tamamlandigi, teçhizatin toplandigi ve dagitildigi yer.
 
 
 
V/Y/Z
 
 
 
 
Vak’anüvls: Osmanli Devletinde resmi tarih yazari
 
 
Vakif: Bir kisi veya devlet tarafindan, resmi nitelikteki sartlara uyularak, hayir amaçli bir hizmetin gelecekte de yapilabilmesi için ayrilan mülk veya para.
 
 
Vasi: Vekil olma, vekil olarak atanma
 
 
Vassal: Büyük bir derebeyine yemin ederek baglanan derebeyi; birine baglanan, tabi olan kisi.
 
 
Veliaht: Hükümdarlardan sonra yerine geçecek kimse
 
Voyvoda: Eflak ve Bogdan beylerine verilen unvan.
 
 
Yabgu: Eski Türklerde kagandan sonra gelen üst düzeydeki yönetici. Türklerde ikinci derecedeki hükümdarlarin unvani. Kaganin kardesi
 
 
Yörük: Yari yerlesik Türk topluluklari
 
 
Zaptiye: Osmanli Devletinde toplum güvenligini saglamakla görevli askeri polis kurulusu.
 
 
Zaviye: Küçük tekke, ibadethane.
 
 
Ziggurat: Tepeye dogru gidildikçe daralan üst üste bir Mezopotamya kökenli dinsel yapi. Çok katli Sümer tapinagi.
Paylaş
Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

Bu Yazıya Toplam 0 Yorum Yapılmış

İsminiz

E-Posta Adresiniz

Şehir